Tatilin daha sonraki günlerinde Simi adasından Datça
yarımadasına geçtik. Çok güzel koylardan sonra gördüğüm ilk yer Knidos oldu.
İlk önce Datça ilçe merkezinin oralarda kurulduğu sanılan Knidos,
M.Ö. 4.yy da şuan ki yerinde kuruldu. Zamanında son derece zenginleşen bir kent
olmuştur.Hemen dibindeki Triopon adası ile bağlantılıdır. Şehir hem yarımada
üstünde hem de ada üzerine kurulmuş ve köprü ile bağlanmıştır. Toplamda 1 km
uzunluğunda bir şehirdir. Afrodit tapınağı, tiyatro, agora, yuvarlak tapınak
gibi pek çok yapı tanımlanmış ve kalıntıları bulunmuştur.
Helenistik bir koloni kentidir. Knidos
M.Ö. 300lü yıllarda en parlak dönemini geçirmiştir. Şehirdeki yuvarlak tapınak
terası ilgimi çeken yapılardan oldu. Tholos yani yuvarlak tapınak, daire
şeklinde mermer bir temelinin üstüne sütunlarla çevrilmiştir. Sütun başlıkları
korinttir. Afrodit adına yapılan bir tapınak, güzellik tanrıçası için dairesel
bir tapınağın daha zarif ve güzel olacağını düşünmüş olabilirler. Bununla birlikte
tapınağın ortasındaki heykelin her yönden görülebilmesi için bu şekilde
tasarlamış olabilirler.
Gene olarak Knidos’u gezerken tarihi Yunan
şehirleri hakkında pek çok şey gözlemleyebildim. Her antik Yunan şehrindeki
gibi Knidos’ta da tiyatro, agora, stoa, tapınak vardı. Yapılarda sürekli olarak
cella duvarlar vardı.Oldukça keyifli bir gezi oldu. Knidos örenyerinin ada
tarafı ise gezmek için gittiğim zamanda müsait değildi.
| Korint sütun başlıkları |
| Yuvarlak Tapınak Terası |